İKİ DAMLA YAŞ

Hep bir özlem vardır insanda ve bir hasret, bitmek bilmeyen. Her fırsatta açığa çıkar en mutlu olduğun anda bile bazen el sallar sana karşıdan, en derinden gelir bazen, bazende geçmiş zamandan…Özlersin, istersin, elini tutmaya çalışırsın ve bir sihir beklersin çoğu zaman.

Okuduğun bir roman, izlediğin bir haber, dinlediğin bir şiir zaman zaman açığa çıkarıverir duygularını, özlemlerini, yaşanmışlıklarını, unutulmayanları…

Orhan zamanından kalma eski bir duvar

Onunla bir yaşta ihtiyar çınar… Bursa’da zaman şiiri çok uzaklara götürür beni çocukluğumdan beri duygularıma kılavuzluk eden şiirlerin en özel’i belkide yıllardır ayakta kalmaya çalışan bir duvar ve ona eşlik eden çınar. Kim bilir neler gördüler, kaç tarihe şahitlik ettiler, hangi zorluklarda yaşam mücadelesi verdiler ve ne insanlar yaslandı, ne insanlar gölgelendi, kaç kişi ağladı altında, kaç kişi daldı uzaklara bilinmez …

Zaman da yolculuk yapar insan kendisiyle kaldığında, bir zamanlar olanlar şu anda yoktur yanlarında hani sol yanın acır ya böyle incedennnn incedennn, geçmişe gitmek istersin geri gelsinler istersin, her şey berrak olsun çocukluğundaki gibi, temiz olsun, yalansız olsun ve de eksiksiz olsun istersin ama o zaman seni içine daha da çeker en acımasız haliyle. Her kesin doğup büyüdüğü, yada köklerini saldığı bir yer vardır yaşamında…Orda bir köy var uzakta o köy bizim köyümüzdür gitmesekte görmesekte…dizeleri sanırım en iyi şekliyle anlatır bu durumu.

İşte bende köyüme giderim zaman zaman ve sokaklarına ilk adım attığım anda duygularım şahlanır, sokaklarını incelerim bir zamanlar dolu dolu olan sokaklarını, evlerine bakarım  camlardan sallanan eller yoktur bir çoğunda, bir çoğunun kapısına vurulan kilitler tokat gibi çarpar suratıma, bazıları ise başa çıkamamıştır yaşamla ve yıkılmıştır artık anılarını içinde saklayarak.

Bir köşeye otururum çoğu zaman ve geçmiş zamanı yaşarım bir film gibi ben bu sokaklarda kimlerle yürüdüm, kimler çelme taktı oyun oynarken ayağıma, kaç kişiyle çocukça kavgalar yaptım ben bu sokaklarda, kimbilir kaç defalarca sevdiklerimi bekledim bu sokakların şahitliğinde, bazen puslandı, bazen ağladı, bazende güldü benimle birlikte, bazen o sokaklar acımadı bana bazende ben o sokaklara ama hep bir heyecan verdi bu sokaklar bana çünkü onlar beni sebebsiz sevdi oysaki bazıları ne kadar çabuk terk etti onları onlarsa hiç yanlış yapmadı yaşlandı, yoruldu ama ayakta kaldı yeniler için.

Dimdik dolaşanlar bu sokaklarda eğilmeye başladılar, yığınla insanların çıktığı evlerden çok az kişi çıkmaya başladı, sesler kesildi çoğunda, sadece sessizlik anlatmaya başladı yaşanmış onca güzelliği, ama o kadar güzel anılar kaldı ki zaman kokan evlerde ve o sokaklarda…

Bir zamanlar kahkahalarla dolaştığım sokakları en son gözyaşlarımla yıkadım ben ama  kalanlara sevgiyle yaşıyorum bu zamanı anılarıma inat. SOL YANIM ACIYOR!VE İKİ DAMLA YAŞ SÜZÜLÜYOR HER DEFASINDA BİR ÇİFT GÖZDEN.

TEŞEKKÜR

Böyle bir yazıyı uzun zamandır yazmayı düşünüyordum ama sanırım Alaattin hocamın yazdığı yazı beni harekete geçirdi, geçmişi hatırlattı bana, duygulandım, o an’ları yaşadım. O zamanlar benim için hoca değildi kendisi Alaattin amcaydı, ilk videoyu kendisinin evinde görmüştüm. Esra abla, Mustafa, Alper, Songül en iyi arkadaşlarımdı. Onlar bizden gitti ama aslında hiç gitmemişler, biz öyle bir bağlanmışız ki aslında birbirimize sadece küçük bir kıvılcım lazımmış aslında. Duran dayım, Mevlüde yengem kardeşim Pınar ne kadar biz olmuşuz aslında, onlar benim için ne kadar çok şey ifade etmiş hayatta en zor anımda birlikte ağlamışım Pınar’la ve Duran dayım yüreğiyle eşlik etmiş bize.. Belki çok uzaklardalar ama bir telefonda her an yetişen Sacettin Yıldırım (sevgili abim), çok sevgili eşi, Burcu, Ufuk, Ali Kazak( Ali abim), Elif abla, Hilal, Yaşar, İsmet Abalı sevgili eşi Rakibe abla, Özlem, Müjgan ve Ufuk…zamanın bize kazandırdığı en iyi dostlar ve kocaman bir aile aynı havayı teneffüs etmiyoruz belki ama aynı duygularla bağlanmışız birbirimize. Tüm dostlara teşekkür ederim. En çokta Alaattin hocaya tüm bunları hatırlamamı sağladığı için. Sevgiyle kalın, dostça ve dostlarla kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir